Op.Dr. Banu Çiftçi
yükleniyor...
Randevu için
0212 215 55 50

Normalde insan vücudunda, pıhtılaşma ve pıhtıyı çözme mekanizması, terazinin iki kolu gibi mükemmel bir dengede ayarlanmıştır. Bazı durumlarda bu denge bozulabilir. Östrojen bunlardan biridir. Östrojenin arttığı, gebelik ve doğum kontrol hapı kullanımı gibi durumlarda bu terazi, pıhtılaşma yönüne kayar. Yine sigara kullanımı ve altta yatan bazı genetik hastalıklar pıhtılaşmaya yatkınlığı artırır. Örneğin, sigara içen kadınlarda; doğum kontrol haplarını ya da menopoz hormon ilaçlarınıkullanmak istemememizin nedeni budur.  Gebelikte sigara kullanımının çok sayıda zararlarından biri de budur.

Gebelikte çok sayıda pıhtılaşma faktöründe artış izlenir. Östrojenin sorumlu olduğu bu durum, gebelikte pıhtılaşmaya yatkınlığı artırır. Bunun sonucunda, gerek gebelik gerek lohusalık döneminde, vücudun alt bölgesindeki derin toplardamarlarda pıhtı oluşumu kolaylaşır. Bu oluşan pıhtı derin toplardamarlarda tıkanıklığa sebep olabilir.

Toplardamarlarda oluşan bu pıhtıdan kopan parçalar, kalbe doğru ilerleyerek, akciğerin küçük damarlarını tıkarsa, akciğere pıhtı atması dediğimiz ölümcül seyredebilen durum oluşabilir. Bu durum doğum hekimliğinde nadir rastladığımız ama oluştuğunda da tedavi olarak çok bir şey yapamadığımız bir durumdur ve anne ölümlerinin önemli bir kısmından sorumludur.

Hareketsizlik de pıhtı oluşumunu kolaylaştırabilecek faktörlerden olduğundan, gebelerde uzun süre hareketsizliği hiç sevmeyiz ve özellikle uzun yolculuk gibi durumlarda hareket öneririz.

Aynı sebeple, doğum sonrası hastayı erken ayağa kaldırarak yürütme sebebimiz de budur.