Op.Dr. Banu Çiftçi
yükleniyor...
Randevu için
0212 215 55 50

Gebelikte, kan şekeri düzeylerinde bir takım değişiklikler oluşur. Açlık kan şekeri düzeyi düşer, yemek sonrası kan şekeri düzeyi ve insülin salgılanması artar. Vücuttaki tüm dokularda oluşan insülin direnci de plasenta dışındaki dokuların glikoz kullanımını azaltır. Tüm bu değişikliklerin amacı, yemek sonrası kandaki glikoz düzeyini uzun süre yüksek tutarak, bebeğin ihtiyaçlarını karşılamaktır.

Parmak ucundan kan şekeri (glikoz) ölçümü

Normal gebelik süreci, insülin direncinin arttığı bir durum oluşturur. Bu sebeple, gebeliğin 24. Haftasından sonra, gebeliğe bağlı diyabet hastalığı oluşabilirken, bu gebelik sonrası tamamen normale döner. İnsülin kullanımı bile gerektirebilecek olan bu durum, doğumdan sonra birden düzelir. Aynı zamanda gebelikte diyabet geçiren kadınlar, her ne kadar doğum sonrası tamamen düzelme gösterse de, ileriki yıllarda artmış, tip 2 diyabete yatkın olurlar. Gebelik Diyabeti

Gebelikte açlık kan şekeri normalden daha düşüktür ve gebe kadınlar aç kaldığında hızla kan şekerleri düşerek, enerji kaynağı olarak yağ asitleri kullanılır. Kullanılan bu yağ asitleri, kana verilir ve bu kanda ve idrarda keton cisimleri denilen maddelerin görülmesine yol açar. Özellikle, gebelikte aşırı bulantı-kusma yaşayan hastalar, gıda alamadıkları için, bu mekanizma devreye girer. İdrar tahlilinde keton cisimcikleri varlığı annenin metabolik dengesinin bozulduğunun göstergesidir. Bazı araştırmacılara göre de kana salınan bu keton cisimcikleri bebeğe geçerek, zarar verebilirler. Bu nedenlerle acil sıvı ve elektrolit desteği gerektirir.