Op.Dr. Banu Çiftçi
yükleniyor...
Randevu için
0212 215 55 50

Plasenta previa, plasentanın, bebeğin doğum kanalı olan rahim ağzını kapatacak şekilde, rahmin aşağısında yerleşmiş olmasıdır. Ortalama 200 doğumda 1 görülür. Bebeğinizle aranızdaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan ara organ olan plasenta normalde, rahmin üst, ön, arka yan gibi herhangi bir yerinde bulunabilir. Nadiren de çok aşağıda yerleşir ve rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapatarak, gebelikte ciddi kanamalara, erken doğuma ve normal doğumun gerçekleşememesine sebep olabilir.

Plasentanın yerleşimi ultrason sırasında değerlendirilir ve atlanmaması, not edilmesi gerekir. Özellikle mesaneniz doluyken yapılan ultrason sırasında rahim ağzıyla plasentanın ilişkisi daha iyi değerlendirilebilir.

Plasenta previa saptandıysa, doktorunuz gebelikte cinsel ilişkiyi ve vajinal muayeneyi yasaklayacaktır. Tam yatak istirahati önerebileceği gibi sadece aşırı yorulmayı ve egzersizi de yasaklayabilir.
Gebeliğin erken haftalarında, plasenta aşağıda yerleşmiş olabilir ama gebelikle beraber, rahim büyüdükçe, zamanla yukarı çıkabilir. Bu nedenle takip etmek gerekir. Ama son aylarda hala rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapatıyorsa, riskli gebelik grubuna girer. Hiç bir sorun yaşanmayacağı gibi, tüm gebelik boyunca kanamayla devam edebilir. Özellikle erken haftalarda, erken doğumla sonuçlanabilir. Her durumda, plasenta, rahim ağzını kapatacak şekilde yerleşmişse ve bu son aylarda da değişmediyse, doğum vajinal yolla gerçekleşemez ve sezaryen gerektirir.

Plasenta rahim ağzını kısmen kapatıyorsa, “marjinal, kısmi plasenta previa”, tamamen kapatıyorsa, “plasenta previa totalis” denir. Rahim ağzına çok yakınsa da bu durum, “aşağı yerleşimli plasenta” olarak adlandırılır.

Çoğunlukla sebep bilinmese de;

  • önceki gebeliğinde plasenta previa yaşayan,
  • çok sayıda sezaryen olmuş olan,
  • rahimle ilgili bir ameliyat geçirmiş olan,
  • ikiz gebeliği olan,
  • ileri yaşta olan ve
  • sigara içen anne adaylarında risk artar.

Plasenta previada plasenta, doğum kanalı olan rahim ağzını kapadığı için, vajinal doğum mümkün olmaz ve sezaryen gerekir. Rahim ağzını kısmen de kapatıyor olsa, sezaryen gerekir çünkü, özellikle rahim kasılmaları başladığı yani doğum başladığında, rahim ağzı açılmaya başlayacağı için, plasentadan çok ciddi kanamalara sebep olabilir ve hem bebek hem de annenin hayatını tehdit edebilir. Bu nedenle, kasılmalar başlamadan, zamanı geldiğinde, doğum sezaryenle gerçekleştirilmelidir.

Son aylarda, kanama başladıysa, hastaneye yatırılmanız gerekebilir. Doğum yakınsa, hemen sezaryenle doğurtulur. Beklenen doğum zamanı henüz çok uzaksa, bir müddet kasılmalar durdurulmaya çalışılabilir. 34 haftanın altındaysa, akciğer geliştirici iğne için zaman kazanılmaya çalışılır. Bebeğin küçük olması, doğurtulmasını riskli kılacağı için, bu doktorunuzun vereceği zor bir karardır. Bu kararda, bebeğin gebelik haftası, kanamanın ne kadar şiddetli olduğu, sizin ve bebeğinizin ne durumda olduğu değerlendirilir. Bebeğin erken doğurtulması, prematürite sorunlarını getireceği gibi, bekleneilmesi de bazı riskler taşıyabilir.

Yine çok önemli bir nokta kan uyuşmazlığınız varsa, gebelikte her kanamada olduğu gibi, uyuşmazlık iğnesinin yapılması unutulmamalıdır.

Plasenta previada aynı zamanda anne adayı da kanama ve kan kaybetme riski altında olduğundan, kan transfüzyonu için kendi kan grubuna uygun vericiler hazırlanmalıdır. Gebeliğin herhangi bir döneminde şiddetli bir kanama olabileceği gibi, doğumda ve doğum sonrasında da aynı risk vardır. Plasenta normal rahim dokusunda değil de rahim ağzında yerleştiği için doğum esnasında kanamayı durdurmak zor olabilir çünkü kanama rahim kasının kasılmasını sağlayan ilaçlarla durdurulur ama rahim ağzında kas dokusu az olduğu için ilaçların etkisi az olur.

Yine başka bir riskli durum da, rahim ağzı, plasentanın yerleşimi için sağlıksız olduğundan, plasenta rahim tabakasında çok diplere uzanabilir ve doğumdan sonra ayrılıp çıkarılması çok zorlaşır. “Plasenta acreata” denen bu durum, doğum sırasında çok şiddetli kanamaya sebep olabilir ve rahmin alınmasını gerektirebilir.

Plasenta previa (rahim ağzını kapatması) ve plasenta acreata (çok derinlere yerleşmesi) özellikle tekrarlayan sezaryenle artar. Sezaryen sayısı arttıkça, plasentanın yanlış yerleşme sıklığı artar ve her sezaryende, hem anne hem bebeğin sağlığı tehdit altına girer.