Skip to main content
The Shawshank Redemption / Esaretin Bedeli

Related Posts

Açı ?

Başın Gövdeye Göre Açısı Ne Olmalı? Tamamen yaşamdaki değer yargılarına dair sorum; geometriyle alakası yok......

Kafka-Dönüşüm

Bilge Mi, Cahil Mi ?

Sokrates, hakiki bilgiye sahip olmadığını; eğer başkalarından daha bilgeyse bunun yalnızca kendi cahilliğinin farkında olmasından...

7 Comments

  1. Anonim

    Umuda inanca vazgeçmemeye dair çok güzel bir film

  2. GozdeGs

    Bu filmi 3 kez izledim güzel ötesi film… web benim en etkilendiğim sahne 2 italyan kadının söylediği opera. Ve asıl “dünyada taştan olmayan ve kimsenin senden alamayacağı bazı şeyler vardır. içinden alamayacakları ve dokunamayacakları bazı şeyler.. asla dokunamazlar.. #umut @dr.banuciftci Teşekkür ederim o iki italyan bayanın söylediği opera hakkında bilgi verdiğiniz için..

  3. Banu Çiftçi

    ESARETİN BEDELİ, VICTOR FRANKL, BOETHIUS ve NAZIM HİKMET
    Bu hafta #drbanuciftcininfilmkulubu için seçtiğim film “Esaretin Bedeli” ydi. Stephan King’in bir romanından uyarlanmış film, hapishanede uzun yıllar mahkumiyet cezası alan bir adamın, hapishanede geçirdiği günleri ve yaşam mücadelesini anlatıyor. Dayak, işkence ve tacavüzle ünlü Shawsenk hapishanesinde, yine de iyimser, umutlu hayata bakışıyla, asıl özgürlüğün, parmaklıklar ardında olmakla ilgisi olmadığını gösteriyor.
    Bu film bana önümüzdeki haftalarda #drbanuciftcininkitapkulubu nde önereceğim, “İnsanın anlam arayışı” kitabını anımsatmıştı. Yazarı olan, Victor Frankl, 2. Dünya Savaşında, Auschwitz toplama kampından 4 yıl kaldıktan sonra, sağ çıkabilmiş Avusturya’lı bir psikiyatri ve nöroloji profesörü. Bu kitapta ilk bölümde kampta yaşadıklarını, 2. bölümde de kendi geliştirdiği, logoterapi adını verdiği varoluşsal terapiyi anlatıyor. Kampta yaşadıklarında, insanların hayatta kalmayla ölüm arasında bu kadar yakın olduğu bir zamanda, kişiliklerinin değişimi beni çok etkilemişti. Hani hayatta kalma içgüdüsüyle insanın içinden vahşi duyguların ön plana çıkacağını düşünürüz ya, o tam tersi, ölümün bu kadar yakın olduğu anlarda bile iyi insanın çok daha iyi birine dönüşebileceğini görmüştü.
    Bunlar, insanların yaşamın kıyısında, hapishane, toplama kampı gibi ortamlarda, bir insan ne hisseder ne yaşar’ın çok güzel anlatımları.
    Benzer bir durumu da Boethius’un “Felsefenin Tesellisi” kitabında okumuştum. Romalı filozof, idama mahkum edilir ve hapiste, idamı beklerken yazar bu kitabı. Hapishanede kendisine yukarıdan bakan hayali bir kadının ona hayatı sorgulatmasını, onunla konuşmalarını anlatıyor. Kadının adını “Felsefe” koyar. Felsefe ona, “Hiçbir şey kendi içinde kötü değildir, her şey onun hakkında nasıl düşündüğümüze bağlıdır. Mutluluk; dünyanın değil aklın bir durumudur.” der (altını çizmişim bu cümlelerin)
    Hayatı ve ölümün sorgulanabileceği daha gerçekçi koşullar olamaz. Biri, toplama kampında ölümü bekleyen, nöropsikiyatri profesörü diğeri idamı bekleyen bir filozof ve de hapishanede müebbet hapisi yaşayan Andy Dufresne…

    Bir de Nazım bahseder ya benzer bir durumdan; ‘Yaşamaya Dair’ şiirinde;
    “…Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının,
    Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
    Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak…”
    Bu arada, merak edenler varsa, filmde hapishanede herkese dinlettiği müzik, hani “bu iki İtalyan hanım..” diye bahsediyor ya, Edith Mathis, Gundula Janowitz onlar. Çalan müzik de; Mozart’ın Figaro’nun düğünü operasından. Le nozze di Figaro, K. 492, Act 3: “Che soave zeffiretto”

  4. cengiz başkaya

    vede en çok etkilendiğim sahne denetim sırasında müdürün okuduğu kitabı elinden alıp ,kurtuluş incilin içindedir demesi,,gerçekten öyleydide ,,hayatta birşeyi ne kadar doğru yaparsan yap şansında yanında olması sanırım bu sahnede görüldüğü gibi,,

  5. cengiz başkaya

    son derece güç koşullarda bile iyimserliği elden bırakmaması sabretmesi,,hapishanede bile kendine farklı bir dünya yaratması hep pozitif düşüncede olması ,,benide o ufacık heykel yontmada kullanılan aletle günlerce yılmadan o tüneli açma sabrı etkiledi,,

  6. Hacer Akkor

    Öneriniz için teşekkürler.Film çok hoşuma gitti.Gerçekten umut ve azim çok iyi anlatilmis.Ayrıca başarılarınizin devamini dilerim.

  7. Dr. Canan

    Umut ve azim ancak bu kadar güzel anlatılırdı..”Unutma Red, UMUT iyi bir şeydir, belki de en iyi şeydir. İyi bir şey de asla ölmez…” Brooks un kargasını bir kurtçukla beslemesi de en şirin detaydı yüreğime motif motif işlenen bir filmdi, teşekkürler hocam☺️

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.