Skip to main content
Sliding Doors / Rastlantının Böylesi

Related Posts

Doktor Hasta Ten Teması

Ne Kadar Zor …

Burada öğrendiklerimden: *Gülmek ya da gülümsemek her zaman o kadar da kolay olmuyormuş, yüz kaslarını...

Küçük Prens

5 Comments

  1. Gökben

    Merhaba Hocam,
    Filmi tavsiyeniz üzerine izledim ve bayıldım…
    Muhteşem zevk aldım…
    Çok uzun zamandır izlediğim beni etkileyen nadir filmlerden
    Çok teşekkür ederim 🙂

  2. Selin

    Başrol oyuncusu iyiydi. Yaşanmışıklara, yaşanabileceklere dair bir film. Kaderinizi sadece bir erkeğin etrafında döndürmeyin, hayatınızın odak noktası yapmayın! Odağınızdan çıktığında ne duruma düşüceğinizi iyi düşünün ! Kaderimiz bizim elimizde ki değiştirebiliriz istersek ancak yazılmış bir kader de var. Razı gelmek değil, akıllıca davranmak şart! Ne diyordu Allah(c.c) : “Ben size düşünün diye akıl verdim.” O zaman düşünelim, aklımızı kullanalım. Hiçbir zaman ilk sırada olmasın partneriniz, dünya bu olmayadabilir. Her zaman hayat bize istediklerimizi vermiyor maalesef. “Hiçkimse idam edilmeyi beklemez.” Ancak bi gün bizim de mahkum olmayacağımız anlamına gelmez! Bu dünyaya garanti alıp gelmedik, öyle değil mi ? O halde hayatımızda bizim için en faydalı, en mutlu olacağımız ne ise o olsun. 😉 @dr.banuciftci <3

  3. Furkan Kanarya

    Filmi az önce izledim ve sıcağı sıcağına yazmak istedim.Hayatta sürekli kararlar alırız hatta bu kararların bazıları çok radikaldir.Sürekli bundan sonra böyle olacak deriz fakat şimdiye kadar kaç tane kararımız gerçekleşti orası meçhul. Çünkü yaşam, bize işleyen dönen bir dünya olduğunu unutturur. Öyle kaptırırız ki kendimizi rutinlere, farketmeyiz olayları, mekanları,şahısları…İşte filmin bu noktaya değinmiş olması,hayatımızı yönlendiren dış faktörlerin varlığını bize hatırlatıyor olması çok güzel.Aynı zamanda başta basit gibi görünen bir senaryonun bu kadar kompleks bir yapıya dönüşmesi gerçekten alkışa değer. Filmin kilit cümlesini unutmak mümkün değil “kimse kendi idamını beklemez”. Evet, gerçekten beklemeyiz idamımızı hayatta asla başımıza gelmez dediğimiz olaylar vardır ancak ansızın gelebilirler başımıza. Buna karşı yapabileceğimiz tek şey ise elimizden geleni yapıp dik durmak hayata bir şekilde tutunmaktır aynı Helen’in yapmaya çalıştığı gibi.Zaten sonrasında final sahnesinden anlayacağımız üzere her şey olacağına varıyor. ÇEKİRGELERİNİZDEN FURKAN.. sevgilerimle..

  4. Selen seyhan

    Her an’ımızı yaşarken bir bozuk paranın havaya atıldığını hayal edersek; yazı ve turanın hayatımızı farklı paralel evrenlere eyırdıpını hesaba katarsak sayamayacağımız kadar olasılığın içinden sadece vir yolda yürüyüp gidiyoruz. Her an iki oaralel evrene ayrılıyor dedik ama bazı olaylar vardır hayatımızın kilit noktalarını oluşturan, önemli noktalar, orada ayrılan evrenlerimiz bizi bambaşka yerlere götürebilirler. Farkında olarak ya da olmayarak seçeriz, ama seçebileceğimiz yol tektir. Bazen düşünürüm öyle anlarda keşke paralel evrenlerin tümünü görebilsek diye… Bilerek seçebilsek… Daha mı iyi olurdu yoksa yaşamanın heyecanı ve gizemi mi sönerdi bilmiyorum ama bazen gözümüze küçük görünen küçük seçimler, ya da önemsemediğimiz o birkaç saniye tüm hayatımızı baştan sona şekillendirebiliyor. Ve biz onun farkında bile olmuyoruz. Her gün önemsemediğimiz, sıradan olaylarda, bir otobüsü kaçırdığımızda, ya da bir kırmızı ışığa yakalandığımızda hayatımıza neler getiriyor ya da hangi fırsatları bize kaçırtıyor bilmiyoruz… Filmde dikkatimi çeken bir şey de ikili ilişkilerimizle ilgili oluyor. Kadın iki yolda da aynı tip erkekleri hayatına çekiyor. İki erkek de hayatında tek bir kadından fazlasını arayan, karadız, ne istediğini bilmeyen erkeklerdi. Sonradan tanıştığı adam bir miktar daha dürüst gibi gelse de, onun da karısı ile söylediği gibi “rol icabı” bir ilişkiden ibaret bir şey yaşamadığını gilmin ortalarında anlıyoruz. Yani baş karakterimiz hep kafası katışık, kararsız, ne istediğinden emin olmayan erkekleri çekiyor hayatına…

  5. Banu Çiftçi

    Sliding Doors Bu film ilk izlediğimde beni çok etkilemişti. Ve bu konuya dair tüm filmleri arka arkaya izlemiştim sonrasında. Film kulübünde de aynı şeyi yapabiliriz. Fatalizmi (kaderciliği) sorgulatan filmler bunlar. “Siliding Doors” da baş rol oyuncusu, Gwyneth Paltrow, filmin başında, metroyu kaçırıyor. Ve film, kaçırmasaydı ne olacaktıyla kaçırdığı zaman başına gelenleri aynı anda yürütüyor. Bir nevi “The Butterfly Effect” gibi yani. Ya da Benjamin Button’da da Daisy’nin kaza geçirdiği sahne vardı ya; “Daisy ya azıcık geç kalsaydı…” diye anlatırdı. Bir kaç saniye hayatımızda neleri değiştiriyor ya da aslında aynı kapıya mı çıkarıyor, kararlarımızı gerçekten biz mi alıyoruz. Seçimlerimizde özgür müyüz? Daha doğrusu, güya biz mi seçiyoruz? Seçimlerimiz farklı da olsa, sonuç değişmiyor mu? Başımıza gelenler ya birkaç saniyeyle gelmeseydi… Filmde seçimler kısmı da “Mr. Nobody” i hatırlattı bana. “Seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların tümü mümkündür” sözü çok etkilemişti beni. Haftaya da onu konuşalım diye düşündüm, film kulübünde. Siz izleyebildiniz mi “Sliding Doors” filmini? Siz de ne bıraktı? #drbanuciftcininfilmkulubu nde şu ana kadar izleyip konuştuğumuz filmleri, profilimdeki mavi linkte bulabilirsiniz. Bu haftanın filmi, “Sliding Doors” hakkndaki düşüncelerinizi de oraya da yorum olarak copy-paste yaparsanız sevinirim. Güzel, derli toplu ve kolay ulaşılabilir bir arşivimiz oluyor böylece.
    P.s. Kendi dinimizde de fatalizm kavramına dair çok geniş ve detaylı bilgi sahibiyim ve onu da aktarmayı çok isterdim. Ama maalesef, dini konularda bir şeyler paylaşmak, saygısız, küstah ve hadsiz insanlar tarafından çok farklı yerlere çekilebildiği için artık bu konuda hiç bir yazı ya da paylaşım yapmıyorum. Ne acı ki kendi inancımızı bile ifade edemez hale geldik mevcut ortam ve zamanda. Bu konuda sizin de sayfamda aynı şekilde davranarak, gösterdiğiniz anlayışa çok teşekkür ederim.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.