Skip to main content
Sanal Silahlar

Sanal Silahlar

“Kalabalık değiliz. Her şey için başkasını suçlayanların ülkesinde her şey için kendini suçlayanlardan ibaret küçük bir kitleyiz. En büyük mutsuzluğu başkalarının mutluluğu olanların yurdunda küçük bir ilçe nüfusu kadarız, “Mutlu olsunlar da düşsünler yakamızdan” diyenlerdeniz.” Ece Temelkuranın bu sözünü not etmişim bir zamanlar… Nerden mi aklıma geldi? Klavyeyi bile başkasının mutsuzluğundan beslenebilmek için bir araç haline getiren bir karakter özelliği oluşmuş durumda. Bunlar ne kendine ne başkasına faydalı hiç bir şey üretemiyor olmanın verdiği çaresizlikle; hani sanki, klavye başında bekliyor da kime saldırsam, eleştiri adı altında kime zehrimi akıtsam diye bekleyen bir güruh.

Aslında bir bakıma da iyi bir mecra mı sanal dünya diyorum, eskiden ne yapıyordu bu insanlar? Sokakta, ailede şiddet formatı evrilmiş olabilir mi? Daha zararsız bir şekilde öfkelerini, kötülüklerini boşaltıyor olabilirler mi?

Canım sıkkın değil, artık üzülmüyorum bunlara, alıştım. Ama öyle bir düşündüm işte… Sayımızın artacağına ve pozitif, hayra hizmet eden insanların çoğalacağına dair umudumu koruyorum ben yine de…

Related Posts

Serenade …

Çok hoş bir sürprizle karşılaştım bugün, Süreyya'daki konserde. Bis yaptıklarında çaldıkları eser, Schubert'in "Serenade" ıydı....

Nasıl Bir Enerji!

Gönüllü !!!

Murat, Kongo'da uzun süreli kalan ekibimizden. Dün kötü bir kaza geçirdi. Kolu, omzu ve yüzü...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.