Skip to main content
Ortalama Bir Gün…

Ortalama Bir Gün…

Çok çalıştığım doğrudur. “Nasıl yetiştiriyorsun, bu kadar şeyi?” diyenler için ortalama bir günümü toparlayayım o zaman; 
(Tabii meleklerimin doğmak için benim programımı takmadıklarından ve de genelde sabah 03-05 arası gelmeyi tercih ettiklerinden ve de branşım gereği acil ameliyatlarımın nedeniyle bu program, her an, kolaylıkla sabote edilebiliyor )
Muayenehanede hastalarımın randevuları arasında WebTV min çekimlerini yaparım. Muayenehanem; tripot, mikrofon, ledler ve her çeşit kabloyla doludur ve her an stüdyoya dönüşebilme kapasitesi vardır. 🙈
Hastalarım bitince ya da öğle arası, dış mekan çekimlerime ve fırsat buldukça canlı yayınlara koşarım. Çekimler biter, bu sefer montaj başlar. Final Cut’da (montaj programı) boğulmuşken bir meleğimin doğumu başlarsa bu arada, hastaneye geçerim. Bu şikayet edecek değil fırsat olabilecek ekstra bir zaman oluşturur. Çünkü normal doğum yaptırmayı çok sevdiğimden, meleğimi sabırla beklerken, doktor odasında ya da hastanenin cafeteryasında montajda son rötuşlarımı yapıp, animasyonları ekleyip, teamviewerla (bu da bir bilgisayar programı) asistanımla son bir gözden geçirip, YouTube kanalıma, WebTV ye yükleriz.
Sonra wirecast de (bu da bir bilgisayar programı) bir sonraki çekimin slaytlarını hazırlarım. Fotoğraftaki espri değil; çünkü aynı anda iki bilgisayar gerekliliği wirecast programı yüzündendir.
Azıcık uyuyup, sabah erken ameliyatlarıma başlarım. Kıtalar arası birkaç farklı hastanede, ameliyat, visit ve taburculuklarımı yaparken, İstanbul trafiğinde arabada, telefonla hastalarımla tetkik sonuçlarını konuşur, asistanlarım ve ajansımla günlük toplantılarımı yaparım.
Haftada en az iki defa arkadaşlarımla beraber veya yalnız, konser, tiyatro planlamam sabittir, diğer akşamlarım ve hafta sonlarımda da bir şekilde uğraşıp, dostlarımla beraber geçirecek vakitler oluştururum.
Geç saatte eve gelince, önce çıkacak kitabımın, gazetenin, bloğumun ve websitemin yazılarını tamamlarım. Saat 02 civarı kitap okumaya oturup, (takip ettiğim tıbbi literatür, yayınlar ya da tıp dışı okumalarım) sabah 04 e doğru da yatarım.
Cumartesi gecesi de bu sefer eğlence için sabahlama ve sabah geç kalkıp, yıllardır aynı dostlarımla süren Pazar brunchıma yetişme zamanıdır.
Aralarda çayımı içerken ya da dışarıda yemekte arkadaşlarımdan bir 10 dk. isteyip instagram fotoğraflarımı paylaşıyor ve altına yazımı yazıyorum. Tabii yazının uzun sürdüğü zamanlarda çok da hoş karşılanıyor değilim ve masadan atıldığım da oluyor 🙈😊, birazdan olacağı gibi 😊😬🙃
Ruhsal açıdan kendime çekilmem gereken zamanlarım da az değildir ve o zaman da acil hastalarım dışında bu programların hepsini askıya alırım.
Ben anlatırken yoruldum, siz hala okuyor musunuz yoksa 
Bravo vallaha 👏👏 Sizi çok seviyorum 

Related Posts

Ömür…

Bir kopuş var bir de kavuşma... Gözümüzü açtık; "doğdu" dediler, gözümüzü kapayacağız; "öldü" diyecekler. Aradaki...

Kuş Kadınlar …

"Bazı kadınlar, yakalanamaz, durdurulamaz ve kimseye ait olamazlar. Onlar zaten kendilerine bile ait değildir de,...

Shortcutlar üzerine…

Uzun bir süre hayatın shortcutlar (kestirmeler) üzerinden yürütülebileceği ve bunun için ayrı hem de bambaşka...