Skip to main content
Küçük Kara Balık

Related Posts

O zaman hikayelere devam

O zaman hikayelere devam ??Bu fotoğraf da 1993 yılından, askeri yurtta ilk günlerim...İzmir'de Güzelyalı Ortaokulu'nu...

Ömrümün En Güzel Fotoğrafı

Size pazar sabahı gazete eki tadında, güzellik ve bakım sırlarımdan birini veriyorum şimdi. Aldınız mı...

N’Olur

Biraz olsun bana güvenen ve fikrime değer veren genç kardeşlerime sesleniyorum: Ne olur provakasyona gelmeyin....

6 Comments

  1. ibrahim samed aker

    Annesinin sözünü dinlemeyen küçük balığın hazin sonu 😀

  2. Meltem

    Geç tanıtılan bir hazine iki hafta evvel okudum ve anneme neden bu kitabın bizlere daha önce okutulmadigini sordum güldü. Bu kitap asla vazgecmemeyi ve sınırlarımızı belirleyelim kendimiz olduğunu en güzel şekilde gösteriyor bence . Kitap arada sırada okunmak ve vakti geldiğinde yeğenime devredilmesi üzere kutuphanemde yerini aldı. İki yeri var en unutulmaz dediğim birincisi herkesin muhalefetine hatta ona zarar ver.e isteklerine rağmen sürüye uyumayıp yola çıkışı diğeri de en son kısmı “benim yaşamımın ve ölümünün diğerlerini nasıl etkileyecegi” küçük kara balığın mirası yaşamı ve ölümü oldu . Yaşamı merak ölümü cesaret bana göre ve tabi ki sınırlarını kendisinin belirlemesi şu meşhur “elalem ” örgütünün değil neyse çok konuştum ama yazarın bulabildiğim tüm kitaplarını okumak niyetindeyim öğrenecek çok şeyim olduğu açık Samed Behrengi den

  3. ayse

    Kitabın en güzel özetini balığın kendisi kitapta söylemiş ” her an ölümle karşı karşıya gelebilirim. Ancak yaşadığım müddetçe ölüm ile karşılamamam gerekir. Ama bir gün ölüm ile karşılaşırsam ki mutlaka karşılaşırım önemli değil önemli olan benim yaşamımın veya ölümümüm başkalarının yaşayışında nasıl biter etki bırakacağıdır.” Ayrıca meraklı olmasi sınırları aşmak istemesi yeni şeyler öğrenmesi istekli olması… Bizde bize dayatilan sınırlar içerisinde kaybolduk. Bunun farkında değiliz. Dış dünyaya çıkıp keşfetmeye korkuyoruz en sonunda bizde neler yaptık “hiç birşey” dememek için bizde sınırları aşmalıyız “” ben gercekten yaşadım “” diyebilmeliyiz…

  4. GozdeGs

    Okuduğum kitapların sevdiğim bölümlerinin altını çizme gibi bir huyum var. Banu abla ve kitap hakkında yorum yapan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu kitapta altını çizdiğim bir bölüm ve bu kısım beni herzaman etkilemiştir “ Her an ölümle yüz yüze kalabilirim. Ama
    yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmem
    gerekmez. Bir gün ister istemez ölümle karşılaşacağım; bu
    önemli değil. Önemli olan benim yaşamamın veya
    ölümümün başkalarının yaşamını nasıl etkileyeceği….

  5. Selen seyhan

    İnsan çoğu zaman gördüğü kadarını biliyor, öğrendiği kadar sanıyor. Sadece çok azı ötesini merak ediyor. İnsan doğar, yaşar, çalışır, evlenir, çocuk bakar, yaşlanır ve ölür. Değil mi? Değil! Yani o kadar değil… İnsan hayata sadece bunlar için gelmiş olamaz. Bence her insanın hayata gelme amacı var. Bazıları doktor olur hayatına dokunur, bazıları sanatçı olur ruhuna dokunur, bazıları yazar olur hem ruhuna hem zihnine dokunur, bir şeyler katar sana, hayata… Ve tüm bunları yapmakla aslında kendine bir şeyler katar… Hayat bir yolsa, sadece yolun ortasındaki çizgiye bakarak geçirmemeli yolu, etraftaki güzelliklerin farkında olarak kendimize bir şeyler katarak yürümeli. Belki son anda dikkatimizi çeken bir patika bizi çok farklı ve güzel yerlere çıkarabilir. Sadece fark etmek ve seçmek yeterli…

  6. gLoRiOuS pRoSpEkTüS

    Küçüklüğümün Bodrum’unun Gölköy’ünde, familyam ve dostlarının dolgun sohpetleriyle zenginleştirdikleri rakı sofralarından birinde,yancı çocuklar olan ben, bErRiN, rEnGiN ve dOrUk Samed Behrengi’nin dünyanın tüm halklarına eşitlik,adalet,özgürlük,sorgulama ve dayanışma demesi ve bunu çok istemesi sebebiyle, dönemin İran şah’ı tarafınca nehirde boğdurularak mat edildiğini ve o sırada 28 yaşında olduğunu 10’lu yaşlarımızda, o akşam masada aşkla anlatan yakışıklı “CAN AĞABEY”den dinlemiştikik. Bahsettiğim taaa Bindokuzyüz’lerin 89.senesi 🙂 O güzel zamanlardan, çoklu yaşlarımızı sürdüğümüz bu beter zamanlara yol alırken, direnen insanın başına neler neler gelebildiğini gayet iyi öğrendik ve ayrı ayrı yaşıyoruz,tecrübe ediyoruz,biliyoruz.
    Benim CAN’ım kahramanım, yegane sevdiceğim, hala küçük kara balık…Büyük denizleri merak ettiği için belinde çakısıyla yol alıyor.Zulmü olan zalim pelikan yoluna çıkıp onu ve arkadaşlarını kesesinde zaptediyor bir süre sonra yutmak ümidiyle.Biricik sevdiceğim,CAN’ım kahramanım orada bulunan herkesi örgütlüyor.Beraberce direnişe geçiyor ve mücadele vererek özgür kalıyorlar.CAN’ım Küçük Kara Balık’ın akıbeti o andan sonra meçhul oluyor maalesef… Bir sürü nedenle benim için çok çok özel olan bu kitabı doKtOr bAnU’mun tavsiyeleri arasında görmek her anlamda gözlerimi dolduruyor…Umarım bu kitabı tüm dünya halklarının çocukları okuyabilsinler.Okusunlar ve başta “Şan Oğul” olmak üzere farklı farkındalıkları olan CAN’ ım çocuklar olsunlar dilerim…

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.