Skip to main content
Inside Out / Ters Yüz

Inside Out / Ters Yüz

O zaman Instagram Film Kulübü’müz de başlasın. İlk film olarak, “Inside Out” u düşündüm. Sonrasında kült filmlerle devam ederiz. “Ters yüz” olarak çevrilen film 2015 yapımı. En iyi animasyon ve en iyi senaryo Oscar’ını aldı. Ama benim tavsiyem daha çok, kurgusu ve senaryosuna dair. Sanırım 4-5 defa izledim. Bizi bize anlatıyor, duygularımızı, davranışlarımızın altında yatanları, bilinç altımızı… Nöropsikiyatrik ve psikanalitik bir bakış sunuyor. İzlediğim en yaratıcı filmlerden. Devamını çok büyük bir heyecanla beklediğim bir film. Tabii ki Pixar’ın şahaneliğiyle. Hafta sonu planlarınızda film varsa, lütfen izleyin ve pazartesi akşam film kulübümüzde konuşalım. Her pazartesi devam etmek üzere, Film Kulübümüze hoş geldiniz. Haftaya pazartesi de “Fight Club” var aklımda. İyi seyirler…
Bu arada, kitap kulübümüzde de “Küçük Prens’e başladığımızı ve haftaya perşembe hep beraber konuşacağımızı hatırlatayım istedim.

 #drbanuciftcininfilmkulubu

Related Posts

Sevgi Dolu Meleklerim

Bu yakışıklının adı Yunus Kaan; benim en sevgi dolu meleklerimden... Ve annesi de fotoğrafta görebileceğiniz...

Benim İşim Sevi İçin…

Bilge Mi, Cahil Mi ?

Sokrates, hakiki bilgiye sahip olmadığını; eğer başkalarından daha bilgeyse bunun yalnızca kendi cahilliğinin farkında olmasından...

4 Comments

  1. Nihal

    Merhaba Hocam,
    Filmden sonra kıssadan hissem her duygu yaşanması gerektiği yerde yaşanmalı…
    Sürekli mutluluk bakış açımızın farklı gelişmesine sebepmiş çok beğenmiştim…tavsiyelerinizde görünce dayanamadım yorum yazdım

  2. Nihal

    Merhaba Hocam,
    Filmi çok beğendim kıssadan hissem öfke,mutluluk,üzüntü vb.tüm duygular olması gerektiği yerde yaşanmalı 😉

  3. Banu Çiftçi

    “Inside Out” u izlediyseniz; başlatalım, film kulübü yorumlarımızı diyorum. Her pazartesi de yeni bir filmle tekrarlayacağız. Önümüzdeki haftanın filmi olarak, bir sonraki Pazartesi de “Fight Club/ Dövüş Kulübü” konuşacağız film kulübümüzde. #drbanuciftcininfilmkulubu
    Perşembe de kitap kulübümüz başlıyor. “Küçük Prens” i tekrar okuyoruz bu hafta ve onu konuşacağız Perşembe akşamı, hatırlatmak isterim. Bu arada, iki düzenli takip ettiğim dergi olan “Kafkaokur” ve “Ot” da Eylül sayılarında ve kapaklarında “Küçük Prens”e yer vermiş. Belki bakmak istersiniz. #drbanuciftcininkitapkulubu

    Filme (Inside Out/Ters yüz) dair benim aldığım notlar şöyle;
    1. Film temel anlamda eğlenceli ve dahiyane bir şekilde nöropsikiyatri anlatıyor.
    2. En büyük çıkarımım; üzülmemiz gerektiğinde üzülmek de bazen tek gereken, tek çıkar yoldur ve en az mutlu olmak kadar doğaldır.
    3. En etkilendiğim sahne: Bing bong’un Neşe’ye; “O’nu benim için aya götür” dediği sahne. Bu arada orjinal seslendirmeyi yapan kişi, bu sahnede gerçekten ağlamış.
    4. En eğlendiğim ve güldüğüm yeri; film bittikten sonraki jenerikte kedilerin, nöropsikolojisinin anlatımı. “Nesi var bu hayvanların?”, der bir türlü anlayamayız ya tuhaf davranışlarını, çok dahiyane bir şekilde hem de 15 sn de anlatılmış.
    5. Filmi seyrederken “asıl bunun ergenlik kısmı da anlatılsa” diye içimden geçiriryordum ki tam, yine filmin bitiş jeneriğindeki, ergenlik butonu beni çok sevindirdi. İnşallah 2. yi ergenlik üzerine çekecekleri anlamına geliyordur.
    6. Annede kontrol eden temel duygu; üzüntü, babada, öfke ve çocukta neşe olması detayı gözden kaçmamalı.
    7. Bilinç altı, karanlık, dipsiz, dehlizler şeklinde çizilmiş. “Burası neresi?” dediğinde karakterimiz; “sorun çıkaranları buraya atıyorlar” diye yine dahiyane bir bilinç altı tanımı çıkıyor karşımıza.
    8. Rüya ve hayal odasında da çok ince ayrıntılar vardı.
    9. Ergen erkek beyni ve babanın maçtaki beyni de çok eğlenceliydi.
    10. Kesinlikle film bittikten sonraki jeneriği izlemeden kapatmayın.
    Sizlerde ne bıraktı film?

  4. selen seyhan

    filmi sizin önerinizle izledim ve psikoloji-psikiyatri ile ilgilenen biri olarak bu filmi nasıl gözden kaçırdığıma şaşırdım öncelikle teşekkürler 🙂 filmi izlerken önce insan kendi içine yöneliyor, duygularına sanki dışarıdan bir ışık tutuyor ve insan kendi duygularını dışarıdan biriymiş gibi gözlemlediğinde farkındalığı artıyor. Çekirdek anıların niteliğinin değiştirilebilirliği, psikoterapinin etkisini net bir şekilde gösteriyor. Joy ve sadness’ın birlikte düğmeye bastıkları sahnedeki duygu çok başarılı bir şekilde yansıtılmış… Bunlar da minik minik notlar benden… Diğer etkinlikleri de sabırsızlıkla bekliyor olacağım 🙂

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.