Skip to main content
‘İnsan’ca

‘İnsan’ca

Viktor Frankl, 2. Dünya Savaşında, Auschwitz toplama kampından sağ çıkabilmiş Avusturyalı bir psikiyatri ve nöroloji profesörü. Kamptaki deneyimlerini anlatırken; “Bu yaşayan laboratuvarda ve bu sınav alanında yoldaşlarımızdan bazılarının domuz gibi bazıların da aziz gibi davrandıklarına tanık olduk. İnsan o Auschwitz gaz odalarını icat eden varlıktır ama dudaklarında dua ile gaz odalarına dimdik yürüyen varlık da insandır.” diyor…

Toplama kampı, özellikle dünyayı cehennem olarak gören insanlar için birebir somut bir tasvir sayılabilir. Çıplak varoluş dışında, hiç bir şeye, hiç bir titre sahip olunamayan, nefes alan her insanın, sadece bir numaradan oluşan kimliğe sahip olabildiği bir yer… “Acısız ölüm” adı altında, yaşlı, sakat, çalışamayacak durumda olanların ölüme gönderildiği, bu nedenle, camla her gün traş olarak (Victor Frankl’in anlatımıyla) ya da muayene sırasında elini kesip, kanatarak, kanın yanaklara sürülmesi suretiyle, (Schindler’s List filminden hatırlıyorum) sağlıklı olduğunu gösterme yöntemlerinin kullanıldığı bir yer… Sonuç olarak; insanın içinde her iki potansiyel de vardır ve hangisinin gerçekleşeceği koşullarımıza değil, KARARLARIMIZA bağlıdır… Her koşulda, güzele, yararlı olana, iyiye, “insan” ca olana karar verebilmemiz dileğiyle…

Related Posts

Yurt yaşamının devamı…

Kafeteryada küçük ekranlı bir televizyon vardı. Cem Yılmaz'ın er gazinosu misali, ablalarımızın yani yaşça büyük...

Matrix

Baktılar döneceğim yok, beni tekrar "The Matrix" e zorla göndermeye çalışıyorlar :) Ama yine de...

Öğrendim Ki…

Öğrendim ki... Ben bir cerrah olarak, ameliyatlarda sadece vücudun kendi iyileştirici gücünün önündeki fiziksel engeli...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.