Skip to main content
Gebelik Öncesi Yaşam Biçiminin Nesiller Üzerine Etkisi

Gebelik Öncesi Yaşam Biçiminin Nesiller Üzerine Etkisi

Araştırmalar gösteriyor ki, kadının gebelik ve gebelik öncesi sağlığı, beslenmesi, yaşam stili seçimleri; bebeğin anne karnında büyümesi, vücut ölçüleri, ağırlığı, doğum kilosu hatta erken doğup doğmayacağını belirliyor. Daha da ilginci, aynı faktörler, tüm yaşam boyu sağlığını ve bilişsel kapasitesini etkiliyor. Bebeğin erişkin yaşlarındaki kalp hastalığı, damar sertliği, yüksek tansiyon, diyabet, öğrenme ve davranış bozuklukları, otizm, hiperaktivite gibi riskler de anne karnında maruz kalınan bu etkenlerle ilişkili. Bu araştırmalar, 20-30 yıllık sonuçları henüz verse de sonuçlar çok çarpıcı.

Örneğin bir çalışmada, gebelik öncesi 1 yıllık süreyle folic acid alan kadınlar da erken doğum riskinde %70 azalma izlendi. Sırf bu örnek, erken doğum gibi hem aile hem de topluma uzun süreli maliyeti olabilecek bir hastalığın ucuz bir vitamin takviyesiyle nasıl azaltılabildiğini göstermesi açısından çok önemli.

Mekanizması çok basit olan bu adaptasyonu açıklayalım. Buna cenin döneminde yeniden programlama diyoruz. Gelişmesinin en kritik dönemlerinde temel besinler veya oksijenden yoksun kalan ya da sigara ve alkol gibi zararlı maddelere anne karnında maruz kalan bir cenin, hayatta kalabilmek için, normal gelişim sürecini değiştirmek zorunda kalır. Bu adaptasyon, bazı organların yapı ve fonksiyonlarının kalıcı olarak değişmesi demektir ve bu da yaşamın ileri yıllarında bazı hastalık risklerinin artmasına sebep olur. Mesela, cenin oksijensiz kalırsa, karaciğer, pankreas ve böbrek gibi bazı organlara giden kan azaltılırken, oksijenlenmiş kısıtlı olan kan, beyin ve kalp gibi olan hayati organlara yönlendirilir. Sonuç olarak bu organlar normal gelişim ya da fonksiyonunu tamamlayamaz.

Anne karnındaki yaşamın, sağlığın başlangıcındaki öneminde bir diğer önemli mekanizma da, çoğu hücre bölünmesi döneminin doğumdan önce gerçekleşip, doğum sonrası yaşamda çok az tekrarlamasıdır. Dolayısıyla anne karnında maruz kalınan etkenler sağlığımızda çok daha belirleyicidir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.