Skip to main content
Bekleme Klasiği…

Bekleme Klasiği…

Doğum beklerken klasiği… Ne mi okuyorum bu sefer? Başucu kitaplarımdan biridir, Osho’nun “Korku” su… Başağımıza gelen çoğu şeyin altında korkularımız yatar ve hayatımızı aslında korkularımız şekillendirir. Ve bu korkular yüzünden tüm yaşamımızı aşağıdaki Zen hikayesi örneği gibi kendimize zindan eder, uçurum kenarı zannettiğimiz hayatlar yaşarız.
“Bir Zen hikayesi şöyle anlatır:

Gece yürüyen adamın ayağı kayar ve adam taşlı bir yolda düşer. Metrelerce aşağı düşmekten korkar, çünkü yolun kenarının çok derin bir vadiye uzandığını biliyordur. O’da kenar da sarkan bir dala tutunur.

Gecenin karanlığında, altında görebildiği tek şey, dipsiz bir uçurumdur. Bağırır ve tek duyduğu kendi sesinin yankısı olur. Onu duyacak kimse yoktur etrafta. Bu adamı ve bütün bir gece yaşadığı işkenceyi hayal edebilirsin. Ölüm sürekli altında bekler, elleri üşür, hakimiyetini kaybeder…

Ama tutunmayı başarır ve güneş çıktığında, aşağı bakar…

Ve güler!

Uçurum falan yoktur. Sadece on beş santim aşağıda kayalık bir düzlük vardır. Tüm gece dinlenebilir, rahatça uyuyabilirdi -düzlük yeterince geniştir- ama bunun yerine, bütün gecesini kabus gibi geçirdi.

Kendi tecrübelerimden yola çıkarak sana şunu söyleyeyim: korku on beş santimden daha derin değildir. Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış.

Korkulacak hiç bir şey yok.”

-OSHO

EN?? A classical scene while I was waiting my angel to deliver… I know you’re curious about the book I’m reading. It’s “Fear” from Osho, one of my favorite books…

Fear underlies everything what happens to us and it figures our lives. And because of this fear we think our existence are all about torture and believe in that we exist nearly the edge of abyss like in the Zen story have written below:

“A man walking in the night slipped and fell from a rocky path. Afraid he would fall down thousands of feet, because he knew that just at the edge of the path was a very deep valley, he grabbed hold of a branch that was overhanging the edge. In the darkness of night all he could see below him was a bottomless abyss. He shouted and his own shout was reflected back- there was nobody to hear him.
You can imagine that man, and his night of torture. Every moment there was death below, his hands were becoming cold, he was losing his grip…but he managed to hold on, and as the sun came out he looked down…and he laughed! There was no abyss. Just six inches below his feet there was a rock ledge. He could have rested the whole night, slept well- the edge was big enough- but insisted, the whole night was a nightmare.

From my own experience I can say to you:
The fear is not more than six inches deep.
Now it is up to you whether you want to go on clinging to the branch and turn your life into a nightmare, or whether you would love to leave the branch and stand on your feet.
There is nothing to fear.”
-OSHO

 

Related Posts

Öylesine…

ÖYLESİNE... BIRAKIN YOLUN NEREYE VARACAĞINI; NERELERDEN GEÇİRECEK SİZİ, ONA BAKIN…Her zamanki gibi yol, engebeliydi, ahşaptı,...

Varoluşunuzun Değerini Biçmek …

"İnsanlar sizi koyabilecek kategori bulamayınca, varlığınızdan rahatsız olurlardı. Sanki toplum, varoluşunuzun değerini biçmek için vardı."...

İnsanın Anlam Arayışı

Bu kitabı okumanızı öneririm. Elimden bırakamadan, bir solukta okudum. Yazarı olan, Victor Frankl, 2. Dünya...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.