Skip to main content
An’da Olmak

An’da Olmak

Güzel bir şeyi duyu organlarımızla algılamamızda bile beyin bizi özden, hissetmekten uzaklaştırıyor.

Mesela, bu bebeğe bakan, koklayan ya da dokunan kişi pozitif bilimlerle uğraşan biriyse; bebeğin rengi, vücut sıcaklığına ya da patolojik bir bulgusunun olup olmadığına odaklanacaktır. Ve yıllardır biriktirdiği terimlerle tanımlamaya çalışacaktır.

Sanatçı yapıya sahip biriyse; ışığın vuruşuna, gölgelenmesine, perspektife, teninin dokusuna, yumuşaklığına, vücut oranlarına odaklanacaktır.

Hayatı deneyimleyebilen, anda kalabilen biriyse; zihni tamamen devreden çıkararak, o ana teslim olup, meditatif bir halde güzelliği yaşayacaktır, tüm düşüncelerden sıyrılmış bir halde her hücresinde o kokuyu, yumuşaklığı, sıcaklığı duyumsayacaktır. Yani o bebeği, o gün batımını, o suyun dalgalanışını yaşayacaktır.

İşte bence yaşam böyle bir şey, anda olmak böyle bir şey… Trafikten şikayet edeceğinize, yolun kenarındaki direklere konmuş kuşlara ya da dünyanın en güzel boğazından geçerken, günbatımına odaklanmayı deneyin. Bu arada bunun tadını çıkarmaya çalışanları da korna çalarak rahatsız etmeyin lütfen 🙂 muhtemelen o benimdir ??? hem nereye yetişeceksiniz ki ??? ben bile doktor olarak daha hayati bir yetişme çabasında değilken? ??

Related Posts

Açı ?

Başın Gövdeye Göre Açısı Ne Olmalı? Tamamen yaşamdaki değer yargılarına dair sorum; geometriyle alakası yok......

Kitaplar …

Kitap; boş vakitlerde okunmaz. Kitap okumak için zaman ayrılır... Boş vakitlerde, uyunabilir, tv seyredilebilir, sosyal...

Moon Lıght … 2

“Moonlight Sonata" dan bahsedince en sevdiğim film sahnelerinden biri geldi aklıma. Gary Oldman muhteşem oyunculuğuyla,...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.