Skip to main content
38. Hafta – Bebeğinizin sinir sistemi oldukça olgunlaştı…

38. Hafta – Bebeğinizin sinir sistemi oldukça olgunlaştı…

Gebeliğimizin 38. Haftasındayız.

Bebeğinizde yakalama refleksi başladı. Doğduğunda bebeğinizin avuç içine dokunduğunuzda hemen elinizi sıkıca kavrayacaktır. İşte bu refleks bebeğin nörolojik gelişimi için çok iyi bir göstergedir, Aynı zamanda bu refleks, doğada insan dışı primatlarda ağaçlara tutunma gibi hayatta kalmanın gerektirdiği reflekslerdendir. Bebeğin bu refleksi doğduktan 6 ay sonra kaybolacak ve hala devam etmesi durumunda, araştırılması gereken bir durum olacak.

Bebeğinizin göz rengini mi merak ediyorsunuz? Maalesef bu cevabı bebek doğduktan 9 ay sonrasına kadar alamayacaksınız. Çünkü gözün renkli tabakası olan irisin pigmentasyonu doğumdan sonra artarak son şeklini alacaktır. Doğduğunda maviyse zamanla koyulaşabilir ya da aynı kalır. Ama doğduğunda koyuysa, maviye dönme ihtimali yoktur çünkü mavi koyu renklere göre daha fazla pigment içerir.

Bebeğinizin sinir dokusu oldukça olgunlaştı ama sinir hücrelerini saran miyelin kılıfın oluşumu daha yeni başladı ve ilk 2 yılda tamamlanacak. Miyelinizasyonun az olması ve kafa kemiklerinin henüz tam sertleşmemesi, ultrasonda bize beyin ve beyincik gibi kafa içi yapıları inceleme şansı sağlar.

Doktorunuz bu hafta size vajinal muayene yapmayı önerebilir. Bu muayenede doğum kanalının vajinal doğuma uygun olup olmadığı değerlendirilir. Vajinal doğumun gerçekleşmesi bebeğinizin doğum kanalına giren baş çapıyla, sizin kemik yapınız arasında uygunsuzluk olmaması gerekir. Çatı muayenesi Her ne kadar bu muayene bize genel bir kanı sağlasa da bu uygunsuzluğun kararı için rahim kasılmalarının beklenmesi en doğru olandır. Çünkü parmakla ulaşamadığımız leğen kemiğinin üst girişini değerlendirmek radyolojik yöntemlerle de mümkün olmadığı gibi, bebeğinizin baş çevresi ölçümü ultrasonda büyük saptanmış olsa da doğum kanalında, kafa kemiklerinin birbiri üzerinde kaymasıyla, bebek doğum kanalına uyum sağlayıp, vajinal doğum gerçekleşebilir. Doğum sancıları beklenmesinin amacı bu etkili rahim kasılmalarıyla, bebeğin başının doğum kanalında sağlıklı ilerleyip ilerlemediğini gözleyebilecek olmamızdır. Etkili kasılmalara rağmen, istediğimiz zaman aralığında, rahim ağzı açılması istediğimiz kadar olmazsa, bu bizi baş-pelvis uygunsuzluğu kararını verdirebilir. Ultrasonda aşırı kilolu saptanan bebekler bu durumun istisnasıdır ve böyle bir durumda, vajinal doğum gerçekleşmesinin zor olacağı öngörülebilir. Tabi ki burada en doğrusu takip eden doktorunuzun kararına uymaktır.

Bebeğinizin tüm boyu ortalama 49 cm, ağırlığı da ortalama 3000 gram. Önemli not

Her an doğuma hazır olacağız ama nasıl? Anne adaylarından çok baba adaylarını korkutan bu soru, ”ne zaman hastaneye gidilmesi gerektiği” ya da “hastaneye ulaşmak için ne kadar vakti olduğudur?”

İlk doğumda ne yapmanız gerektiğini bilemediğiniz için çok daha panik halde olabilirsiniz. Ama size iyi bir haber, ilk doğumun siz hastaneye yetişemeyeceğiniz kadar hızlı ilerlemeyeceğidir. Ya da hastaneye gitmekte geç kalma gibi bir ihtimalinizin çok az olmasıdır. Çünkü ilk doğum, kasılmalar başladıktan sonra ortalama 6-7 saat sürebileceği için yeterince vaktiniz olacak. Çok nadir 1 saatte doğum olabilmekle beraber bazen 10 saati de bulabilir.

Birçok kişiden “doğum 2 gün sürdü, 18 saat sancı çekti” gibi hikâyeler duyabilirsiniz. Ama bu süre doğumun sessiz evresi diye adlandırdığımız dönemdir ve çok uzun sürebilir. Ama annenin düzenli kasılmaları ve rahim ağzı açılması başladıktan sonra, bu süre nadiren 8 saati geçer. 1 saat gibi kısa da sürebilir. Doğumun evreleri

Doğumun belirtileri, kasılmaların düzenli ve 5 dak da bir düzenli, ritmik bir hal alması, su gelmesi ya da nişan gelmesidir.

Braxton Hicks kasılmaları, yani doğuma hazırlık kasılmalarınız birkaç ay önce başlamış olabilir. Burada önemli olan bu kasılmaların ne zaman doğum sancılarına dönüştüğünü anlayabilmek ve yalancı doğum sancısıyla, gerçek doğum başlangıcını ayırt edebilmektir. Bunu bazen biz doktorlar da ayırt edemeyebilir ve vajinal muayeneyle karar vermek zorunda kalabiliriz. Ama siz yine de nasıl ayırt edebileceğinizi bir okuyun derim.

Op. Dr. Banu ÇİFTÇİ’nin Anlatımıyla Bu Haftayla İlgili Videolar

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.